arama

Batum Gezisi | Gürcistan’a Yolculuk

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Tarkan Sucuğ Tarkan Sucuğ
  • Oyla
    Loading...

Batum Gezisi yazımızda, Batum görülecek yerler, Batum’da nereler gezilir, Batum’da yapılacak şeyler, Batum’da gezilecek yerler, Batum gezi rehberi, Batum turistik yerler hakkında bilgileri bulabilirsiniz.

Toplum baskısı ve moda: Çağımızın önlenemez rahatsızlıkları. Farkına varmazsın. Seni istemsizce yönlendirir ve tüm yaşayışını şekillendirir. Giydiklerin, yiyip, içtiklerin ve kullandıklarına bile bu iki olgu karar verir. Sevdiğin aktiviteler ters düşerse ve onay verilmezse yapamaz, uygulayamazsın.

Dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz. Medeniyetlerin beşiği, imparatorlukların rüyası Anadolu burası. 4 mevsimi 7 iklimi yaşar bu topraklar. İki kıtayı birbirine bağlar, 72 milleti bir kazanda kaynatır. Her meyvenin onlarcası her çiçeğinin binlercesi bu topraklarda yetişir. Sadece burada olup Dünya’nın başka hiçbir ülkesinde olmayan 3500 bitki türü 2500 hayvan türü bu meralarda ve ormanlarda yaşar. Arıcılıkta var İpek böcekçiliğide. Narda var kirazda, fındıkta var portakalda. Kurtta var ceylanda. Parsta var başakta. Yüzlerce nehir binlerce çay var. Koy, körfez, kaplıca, kanyon, şelale, mağara ve traverten var. Her bucağında ayrı doğar Güneş ve benzersiz güzellikte nazlana nazlana batar.

Niye mi yazdım bunları; daha İstanbul’u bile doğru düzgün gezmemiş ve Kocaeli’nden öteye geçmemiş Mardin’i, Harput’u, Kemaliye’yi, Kapadokya’yı görmeden yurt dışına çıkmayı marifet sanan modanın esiri olmuş sözüm ona ‘Kültür Mantarlarını’ dostane bir şekilde iğnelemek için…

Peki milleti bu kadar iğneledikten sonra neden Anadolu’da bir bucağı tanıtmak yerine Gürcistan’ın Batum’unu anlatıyorsun ne tutarsız bir adamsın diye düşünenlere, İstanbul’u da Anadolu’yu da gezdim. Yani muafım artık?.

Batum Gezisi 

1.Gün Batum Gezisi

Kuzeydoğu komşumuz Gürcistan dağlık ve engebeli bir ülke. Temel geçim kaynağı sanayi ve tarıma dayalı. Diller Dağı ( Kafkasya) buradadır. Çok farklı bir etnik yapıya sahiptir. Doğu Karadeniz’de Gürcü kültürünün, Batum başta olmak üzere Gürcistan’da da Türk kültürünün izleri var. Bu etkileşim giyimden sofra kültürüne kadar her alanda kendini buram buram hissettiriyor. Gürcistan’a geçiş imkanı sağlayan 3 sınır kapımız var. Bu seferlik Sarp sınır kapısını kullandım. Artvin Hopa’dan servislerle kapıya gelip cüzi bir ücret karşılığında Batum’a geçtim. İlk izlenimim Hopa ile aynı iklime sahip olduğuydu. Bu benzerliği 86 yıl önce farkeden biri daha vardı. Zihni Derin Efendi. ( Çayı Batum’da görüp Türkiye’de tarımını başlatan kahraman. ). Biraz gezindikten sonra başka şeyleride farkettim. Hemen 3-5 kilometre ilerde ki Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar göze çarpan ucuzluğu… Onlu Marlboro 32tl. 70’lik JB 35tl. Şimdi başka birşeye bakmadın mı be adam dediğinizi duyar gibiyim. Bektaşinin de dediği gibi ‘ herkes kendinde olmayanı ister ‘. Bir biraya 7 lira verince insanın gözü başka birşey görmez oluyor. Yoksa Türkiye’de ucuz. Mesela burada balın kilosu 40tl. Bizde 5 kavanoz bal 100tl. Mesela ballı Jack, baldan daha ucuz.

Batum’da, Rize’den, Artvin’den daha çok Türk var dersem yalan olmaz. Esnafları Fındıklı’daki, Arhavi ve Şavşat’taki esnaflarımızdan daha güzel Türkçe konuşuyor. Trabzon-Rize – Artvin ve Ardahan’da yaşasaydım eğer. Bal haricinde tüm alışverişimi Batum ve Ahıska’dan yapardım. Çünkü Gürcistan’da dahil kimse balı bizden daha ucuz satamaz. Verdikleri muhteşem ödüllerde cabası.

Buraya gelipte Gonio ( Gönye ) Kalesine gitmemek olur mu diyerek kaleyi gezdim. Evet, buraya gelipte Gonio Kalesine gitmesende olurmuş onu farkettim. Kale 7. Yüzyılda kurulmuş önemli bir ticaret merkezini muhafaza etmekte. Yalan olmasın Vizontele Tuuba, kütüphane sahnesinde ki köylüler gibi öyle bi gezip çıktım. Etkilenmedim. Buraya asıl geliş amacım olan Batum Botanik Bahçesine doğru yöneldim. Burayı daha önce araştırmış gezmeden bile etkilenmiştim. 2000 binden fazla ağaç türüne 1000 den fazla gül türüne ev sahipliği yapan bu büyük botanik bahçe Dünya’nın da en büyükleri arasında yer alıyor. Kısa bir yolculuk sonrası muhteşem farklı kokular eşliğinde içeriye giriş yaptım.
Giriş ücreti 20 Lari (30 lira) Kamping ise 15 Lari. 1912 yılında Rus botanik uzmanı Andrey Nikolayeviç Krasnov tarafından açılmıştır. Bu sebepten Krasnov Abinin isteğini kırmayıp kendisini bu bitki cennetinin içine defnetmişler. Burada Uzakdoğu, Amerika, Okyanusya, Himalaya vb. Yetişen birçok bitkiyi görme şansınız bulunuyor.

Daha bir iki adım attıktan sonra uygun ve yeterli malzemem olmamasına rağmen kamp kurmayı kafama koydum. Çünkü baş döndürücü derecede müthiş kokuyordu. Birazcık anarşist bir yanım olsa bu bahçeye güvenip Hasan Sabbah’lığa soyunurdum. İçeride güneş panelleri, WiFi noktaları ve her türlü konfor düşünülmüş. Son derece bakımlı ve temiz bir ortam yaratılmış. Güzel ülkemde gezdiğim milli parklar geldi gözümün önüne. Çok daha güzel imkanlara sahipler ama neredeyse her birine tecavüz edilmiş durumda.

Doğa ve yeşilden nefret etseniz dahi buradan kolay kolay uzaklaşamayacaksınız. Bunu bildiklerinden bol alternatifli bir konaklama seçeneği sunmuşlar. Çok uygun ve çok konforlu daha az uygun oteller var. Ama benden Size tavsiye Siz kamp kurun. İmkanlar sonsuz dahi olsa her kapalı ortam her yerde tasarlanabilir. Ama doğanın güzelliği sadece yerinde gözlemlenir. Ben öyle yaptım. Klasik kamp menümü ( közde patates, domates , biber ve soğan vede çay. ) yedikten sonra ses bombamı açarak Gürcü müzikleri eşliğinde düşsel bir keyfe daldım. Notlarıma baktım da tam olarak bu huzur dolu anları yaşarken şu iki satırlık şiiri karalamışım.

Öylesine huzurluyum ki
Sanki tüm düşmanlarım Dünya’da
Ben ise Mars’dayım.
Ve öylesine mutluyum ki
Şu dakika şu an
Kimi düşünsem
Ona aşık olurum.

2.Gün Batum Gezisi

Uyandığımda bir kaç dakika boyunca hiçbir uzvumu tam olarak hissedemedim. Sanki uyuşmamış, ölüşmüştüm. Donmuştum ve üstüme kırağı vurmuştu. Kısacası ölüm gibi birşeydi ama kimse ölmemişti. Peki pişman mıyım. Vallahi pişmanım. Ama kamp kurduğum için değil tabi ki uyku tulumunu yanıma almadığım için. Bir iki açma germe hareketi ve sıcak bir bardak çay sonrası yaşam belirtileri göstermeye başladım. İkinci güne hazırdım. Ne yaptım biliyor musunuz. Hiç başka bir yer gezmeden, görmeden. Şehir merkezine inerek arabası olan bir Türk buldum. Hayati Abi. Sen adamın dibisin. Korkusuzsun. Ve Hayati Abime cüzi miktarda para önererek arabasının bagajına çok değil iki valiz içki atmak istediğimi söyledim. Para almam ama verirsen bir içkini yengenle birlikte akşama yuvarlamaktan büyük memnuniyet duyarım dedi. Hiç vakit kaybetmeden yükledim içkileri sigaraları vurdum voleyi geldim memlekete. Sınırdan geçer geçmez çantalarıma %500 zam geldi.

Geldik sona. Kaçakçılıktan tutuklamasınlar diye son birşey paylaşmam lazım.

Batum Gezisi yazısında yaşananlar ve anlatılanlar tamamen hayal ürünüdür… ?