Seyahat

Serhat şehri: Ardahan Gezisi

Avatar
Yazar:

Ardahan Gezisi yazımızda, Ardahan görülecek yerler, Ardahan’da nereler gezilir, Ardahan yapılacak şeyler,Ardahan gezilecek yerler, Ardahan gezi rehberi, Ardahan turistik yerler hakkında bilgileri bulabilirsiniz.

Bilgilerimiz birilerinin bilmemizi istediklerinden ibaret. Birçok şeyi bildiğimizi sanıyoruz. Oysa bize bu bilgiyi veren kişinin verdiği bilgiyi bir başkasından alıp almadığını dahi bilmeden bu bilgiyi hakikat kabul ediyoruz. Tarih kazananların kalemi ile yazılır. Kaybedenler ise daima haksızdır. Büyük İskender annesi Olimpias’la birlikte olmuş ibnenin biri Hasan Sabbah gözü dönmüş bir katil ve Şeyh Bedrettin düzen bozucu bir zorba. Belki hepsi doğru belki de hepsi yanlış. Tarihçilerin kendilerini yalanlayacakları güne kadar bu bilgileri gerçek bileceğiz. Zamanı geri alamayacağımız için bu kısır döngüyü değiştiremeyiz. Peki ya değiştirebileceğimiz onca yanlış bilgi varken hala birilerinin gözünden görüp daha da kötüsü birilerinin kulağından mı işiteceğiz. Eğer evet veya yapacak birşey yok gibisinden cevap veriyorsak bu bir ömür aldanmamız için yeterli bir yanıt olacaktır. Küçük bir çocukken daima perdenin arkasında birinin olduğuna inanır korkudan bütün gece uyuyamaz uyumak için Tanrı’ya yalvarırdık. Yapmamız gereken perdeye doğru ilerlemekti. Toplum olarak birbiri ile uyuşmayan, mideyi rahatsız eden ve tarihi geçmiş, bozulmuş o kadar fazla şey yedik ki midemiz almaz oldu. Hani lavaboya koşup kussak rahatlayacağız ama o ağzımıza gelecek olan acı tattan korktuğumuz için gerisin geri içeri dönüyoruz. İşte her fırsatta perdeye yürüyorum ve midem birşeyi kabul etmediğinde lavaboya koşup rahatlatıyorum. GEZİYORUM. Kendi Gözlerimle görüyorum. Kendim kokluyor ve kendi ellerimle dokunuyorum. Bu sefer Ardahan’daydım ve bir coğrafyacı olarak bilgilerimi bir daha gözden geçirmek zorunda kaldığım yerde, memleketimdeyim.

Ardahan Gezisi

1.Gün Ardahan Gezisi                                                                                                       Evliya Çelebi vari rakamlara ve her yerden rahatlıkla ulaşabileceğiniz kısır bilgilere değinmeyeceğim. Öncelikle zor bir coğrafyada olmamdan sebep ilkelerimden taviz vermek zorunda kaldım. Şöyleki henüz bakir bir doğaya sahip olmasından dolayı yabani hayvan saldırısına önlem olması amacıyla tüm itirazlarıma rağmen amcamda benimle birlikte geldi. Aslında itirazlarım çokta kuvvetli değildi çünkü 3 gün önce İzmir’den gelen 4 gence ayı saldırması sonrası uçurumdan düşerek can vermeleri ziyadesiyle korkmama sebep olmuştu. Sonuçta tedbir almak ayıp değil ve ben arkasında kocaman bir ekibi olan Bear Grylls değilim. İlk durağım Göle ilçesinin Yeniköy Köy’ü mevkiinde yer alan Kalecik Kalesi oldu. Ardahan’da gözüme en sık çarpan nesne kale ve kovan oldu. Her tarafta kalelerin olması çok normal çünkü burası bir serhat (sınır) şehri. Kovan ise zengin çiçek formasyonuna sahip olmasıyla alakalı. ( daha sonra kovan konusunu detaylı bir şekilde açıklıyacam ). Kalecik Kalesi altında Karaçay nehrinin aktığı müthiş bir manzara üzerine inşa edilmiş beşeri bir yapıdan ziyade olağanüstü bir doğa harikası gibi duruyor. Kalenin içine girmek ve gezmek 7/2 den dolayı yani g.t korkusundan sebep mümkün olmadı. Çünkü oyuklar arasında kuru otlar ve köylülerin bitmek bilmeyen uyarıları kalbimin kıçımda atmasına neden olunca gerisin geri köye döndüm. Yol üzeri 200 metre aralıklarla konuşlanmış arıcılarla konuştuk. Ücreti mukabil bal istedik ama buralarda Temmuz ayında yeni bal bulmanın mümkün olmayacağını Ağustos sonuna kadar beklememiz gerektiğini söylediler ağız birliği etmişçesine. Yeri gelmişken Ardahan’da bu denli yoğun bir şekilde arıcılık faaliyetlerinin yürütüldüğünü bilmezdim. Ardahan Platosu denizden yüksekliği 2000 metreler seviyesinde olan volkanik bir plato. Volkanik mineral bakımından zengin ve toprakları humus bakımından doygun olan çernezyom (kara toprak) topraklarıyla bezeli olmasından dolayı müthiş bir tarım potansiyeline sahip ama yükselti ve sert karasallıktan dolayı yazların kısa sürmesinden sebep burada ekip biçme faaliyetleri yaygın şekilde yürütülemiyor. Yine de soğuk iklim şartlarına dayanıklı ( çavdar arpa vb) birkaç tarım ürünü yetiştiriliyor. Tamam belki yaygın şekilde tarım yapılmıyor ama Ardahan’ın inekleri ve koyunları dünyanın en kaliteli otunu yiyor alpin (dağ) çayır. Bu sebeple buranın hayvanın eti kendinden kekik kokar ve bu sebeple süt,yoğurt,süzme ve peynir deyince akla Ardahan gelir. Öğrendim ki çiçek çeşitliliği ve zenginliği de gayet iyi seviyelerde. Eve varıncaya kadar hava bir anda bozdu ve sıcaklık 7-8 C derece kadar düştü. Yanan sobanın başında yağlı gevrek ve köy peyniri ile yemek yemek sobaya odun atıp çay yudumlamak küçükken izlediğim Heidi çizgi filmindeki bir anın içindeymişim gibi hissetmeme sebep oldu. Bu arada Temmuz’un ortasında soba ne alaka diye merak edebilirsiniz. Ardahanlılar yaşadıkları coğrafyayı tanıtırken şöyle derler: ’11 ay kışımız 1 ay yazımız vardır.’ Burada soba ise 12 ay 364 gün 5 saat boyunca asla yerinden kalkmaz. Kimse burada tüpe para vermek istemez. Ağaçsız köyler tezek yakar kömür yakar ama yinede tüp kullanmaz. Yayan bir şekilde tepeler arasında yürümek ve alabildiğine oksijen depolamak erkenden uykumu getirdi. Temmuz ayında yorgana sıkı sıkıya sarılıp yatacağın ender coğrafyalardan biridir Ardahan. İyice güç depolamak lazım yarın çok daha yorucu olacak.

 2.Gün Ardahan Gezisi
Kutsal ve Asi tepe Simo. Bu geçit vermez hırçın tepe yerliler için kutsallıkta dahil olmak üzere birçok özel duyguyu bünyesinde barındırıyor. O tepenin ardında Ziyarat ( Anadolu insanının kutsallık arzeden mezarlık sahalarına denir. Eski Türklerde olduğu gibi bengütaşlar vardır ve bunlar birer sunak vazifeside görür.) vardır. Ayrıca uğrak bir yer olmaması ve mantar,civelek,böğürtlen ve hırkıt (toprağın içine gömülü büyük mantar) bolca bulunmasına bağlı olarak vahşi hayvanların uğrak yerlerinden birisiymiş. Bu yüzden buraya da tek çıkmadım. Varlığıyla onur duyduğum görmekten bile mutlu olduğum değerli amcam Yolbeyi’de bana eşlik etti. Simo’nun hırçın coğrafyasını kimse onun kadar iyi bilmiyor. Çocukluğu bu tepelerde davar otlatmakla geçmiş tam bir Edstewart.
Deniz seviyesinden 2650m yükseklikte yer alan Simo’ya çıkabilmek için tüm hazırlıklarımız tamdı. Kuşluk vakti kalkıp kahvaltı yaptık. Ve erkenden yola revan olduk. 2 saatlik süratli yolculuğumuzdan sonra en tepeye ulaştık. Manzara muhteşemdi. Bütün köy ve karşı ormanlar ayaklarımızın altındaydı. Bizden yüksekte sanki sadece kartallar ve bulutlar vardı. Ben gördüğüm müthiş manzara karşısında mest olmuş resim çekerken amcamın yüzündeki endişe gerilmeme sebep oldu. İşte tamda o anda yorgun bir şekilde oturduğu yerden tüm gücüyle Ulahuhuhuhuhuuuu diye bağırmaya başladı. Şaşkınlıktan gülmeye başlayınca. Eğer yakınlarda ayı varsa kaçsınlar diye bağırıyorum, dedi. Yorucu bir çıkıştan sonra daha yorucu bir iniş faslı başladı. Tepeden inip köye vardığımızda saat 11.00 di ve tüm köy piknik için Çerme denen mineralli suyun bulunduğu sahaya gitmenin hazırlığına başlamıştı. Keçi etinden düzülmüş çağ kebabın detaylarından bahsetmek istemiyorum. Tek kelime ile müthiş bir gündü.3.Gün Ardahan Gezisi
Ardahan’a tamda bu zamanda gelipte Damal‘a Atatürk silüetini görmeden gitmek olur mu? Olmaz!
Damal, dağlarında beliren Atatürk silüeti ile ünlüdür. Her yıl Haziran ayının 15 ile Temmuz ayının 15’ine kadar saat 18’den itibaren Karadağ sırtlarında Atatürk’ün silueti net olarak yaklaşık 20 dakika izlenmektedir. Daha önceden deneyim edindiğim halde bir daha görmek istedim. Kazara oraya başka birinin silüeti yansısa peygamber ilan ederler. Ama Atatürk’ü sevmeyenler bunun her yerde her an karşılaşılabilecek bir olay olduğunu söylüyorlar. Atatürk’ü sevenler ise gereksizce kutsallık yüklemek gibi bir gaflete düşmüyorlar. Ben ve benim gibi düşünenlerin Ardahan’ın Damal ilçesine gelip bu muhteşem doğa olayını görmek istemelerinde ki sebep 79 yıldır dinmek bilmeyen her yıl biraz daha büyüyen Ata’ya duyulan özlem. Son olarak Atatürk’ün büyüklüğünü ortaya koymak için doğaüstü olaylara ihtiyaç yok. Çünkü Atatürk’ü Allah’a geri kalan herşeyi Atatürk’e borçluyuz. Gördüm ve dönmedim oradan da Gürcistan’a geçtim ucuz birkaç parça birşey almak için. Bu geziyi sonra anlatacam…

 

Yazar Hakkında

Avatar

Yorum Gönder